Violet ve Beatrice için Adalet//Justice for Violet and Beatrice

BASINA VE KAMUOYUNA ÇAĞRI

Geçen Ağustos ayında birisi katledilen diğeri dövülerek hastanelik edilen ikiz kardeşler Violet Nantaba ve Beatrice Babirye davasının ikinci duruşması 23 Şubat’ta görülecek. Violet ve Beatrice’e saldıranların hak ettikleri cezayı alması için tüm kadınları dayanışmaya çağırıyoruz…

Violet Nantaba ve Beatrice Babirye, Uganda’da kuaförlük yapan ikiz kardeşlerdi. İşsizlik yüzünden dükkanlarını kapatmak zorunda kaldıklarında, Türkiye onlara iyi bir alternatif olarak görünmüştü. Beatrice üç çocuğunu, Violet ise dört çocuğunu annelerine emanet etti. İki kız kardeş  1.700 dolar borç para alarak kuaförlük yapmak için İstanbul’a geldiler ancak beklentilerini bulamadılar. Violet Nantaba, 31 Ağustos 2016 gecesi kendisiyle birlikte olmak için İstanbul Aksaray’daki evine gelen sanıklar Kenan Rafiyev ve Sunay Hasanov tarafından dövülerek ve tecavüz edilerek vahşice öldürüldü. Kız kardeşi Beatrice Babirye ise aynı sanıklar tarafından dövülerek hastanelik edildi.

Soruşturma başlatan polis, hastanede ağır yaralı yatan Beatrice’i, sağlık durumunu gözetmeksizin ve kız kardeşinin ölümünün yarattığı travmayı atlatamadan hastaneden gözaltına aldı. Beatrice’in ifadesi gözaltındayken ve deneyimli bir tercüman yardımı olmaksızın, acele bir şekilde alındı. Savcılık bu ifadeye dayanan bir iddianame düzenledi ve ardından Beatrice sınırdışı edildi. Türkiye’nin imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nin ev içi ve cinsel şiddete uğrayan göçmen kadınlara sığınma hakkı tanınması yönündeki hükümlerine rağmen Beatrice apar topar sınırdışı edildi. Yaşananlar, davanın baştan itibaren sağlıksız bir şekilde ilerlemesine neden oldu.

7 Aralık 2016’da Çağlayan Adliyesi’nde görülen ilk duruşmada, sanıkların verdikleri ifadenin, emniyette ve savcılıkta verdikleri ifade ile tutarsız olduğu görüldü. Her ikisi de cinayet suçundan yargılanmasına karşın birinin suçlu diğerinin azmettirici olabileceği bir senaryo yaratıldı. Sanıklar Violet’in parayı beğenmemesi ve onlara küfür etmesi üzerine şiddet uyguladıklarını savundular. Beatrice ise öldürürcesine boğazı sıkılarak bayıltıldı. Sanık avukatının ‘ne söyledi de şiddet uyguladın’ gibi şiddete bahane üretmeye çalışan sorularına kanmıyoruz. Violet ve Beatrice’in erkek şiddetine uğramasının bir bahanesi olamaz. Her iki sanığın da aynı şekilde cezalandırılmasını istiyoruz.

Violet ve Beatrice’in erkek şiddetinin hedefi olması tesadüf değil. Nitekim sanıklar onların hem kağıtsızlıkları yüzünden hem de fuhuş yaptıkları için polise şikayet edemeyeceklerini biliyorlardı. Bu erkek şiddetini 2014 yılında Enver Dursun tarafından camdan atılarak öldürülen Ugandalı Jesca Nankabirva davasından tanıyoruz. Biz kadınların davaya müdahil olması ile sanık 25 yıla mahkum oldu. Göçmen kadınlara yönelik erkek şiddeti yasalardan besleniyor. Türkiye’de oturum ve çalışma izinlerine ulaşamayan göçmen kadınlar tam bir güvencesizlik içinde yaşamak ve çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Haksızlığa ve şiddete uğradıklarında ise göçmen kadınların kağıtsız (“kaçak”) olmaları, hak aramalarının önüne geçiyor, hatta onları suçlu duruma düşürüyor. Bunu Beatrice’in hastanedeki yatağından gözaltına alınarak sınırdışı edilmesi ile bir kez daha gördük..

Biz Sınır Tanımayan Kadınlar, Jesca davasını takip eden avukatlar, feministler ve davaya destek olan tüm kadınlar, göçmen kadınlara yönelik devlet destekli bu erkek şiddetine karşı mücadele etmek ve onu görünür kılmak için kız kardeşi Beatrice’den aldığımız vekalet ile davayı takip ediyoruz.

Tüm kadınları Violet ve Beatrice’in davasında katillerin hak ettikleri cezayı alması için dayanışmaya çağırıyoruz…

Yaşasın kadın dayanışması!

Sınır Tanımayan Kadınlar

Göçmen Kadınlarla Dayanışma Grubu

Tarih : 23 Şubat Perşembe

Saat   : 14:00

Yer    : Çağlayan Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi

Be the first to comment

Leave a Reply