Edirne

Eylül’ün başından itibaren Facebook üzerinden örgütlenen binlerce göçmen “daha iyi bir hayata kavuşmak için Türkiye’den Yunanistan’a yola çıkan kardeşlerimiz her gün ölümcül tehlikeleri göze alıyor, ve bu güne kadar çok fazla kardeşimizi bu yolda kaybettik” diyerek güvenlı sınır geçişi haklarını savunmak amacıyla 15 Eylül’de, Edirne’de, sınırda buluşmak için bir çağrıda bulundular. Bu çağrıya uyan binlerce çoğu Suriyeli göçmen, sınırı geçmek üzere Edirne’de biraraya geldi.

Edirne’de sınıra doğru yürüyen göçmenlerin yolu güvenlik güçlerince kesilmiş ve Sarayiçi’ndeki Kırkpınar alanına zorla yerleştirilmişlerdi. Pazartesi gecesine kadar İlhan Koman parkında kalan bir kısım göçmen de aynı alana getirilmişlerdi. Göçmenler burada polis ablukası altında beklemeye başladı. “Yemek istemiyoruz, su istemiyoruz, insani yardım istemiyoruz, sınırı kara yoluyla geçmek istiyoruz. Ya geçeceğiz ya da burada öleceğiz!” diyen göçmenler, dün karşılarında Edirne Valisini buldu. Vali, göçmenleri geldikleri şehirlere ya da istedikleri şehirlere gitmeleri konusunda ikna etmeye çalıştı ve alanı boşaltmaları için çarşamba (bugün) gününe kadar süre verdi. Göçmenler buna protesto ile karşılık verdi. Göçmenler valinin konuşmasını “abiroun la aksar (sadece yürüyenler, yalın gidenler) sloganları ve alkışlarıyla kestiler ve açıklama alanını terk ettiler.

Bugün çarşamba ve biz alandaydık. Göçmenleri dinlemek ve seslerine ses olmak istedik. Göçmenler bir yandan polis baskısı bir yandan da olumsuz yaşam ve hava koşulları arasında beklemeye devam ediyor. Polis araçlarından gün boyu arapça “geri dönün, alanı boşaltın” anonsları geçildi. Bir yandan da polis ve yetkililer göçmenleri istedikleri yere götürüp yerleştirme vaadi ile alandan çıkmaya ikna etmeye çalışıyordu. Yağmurun başlamasıyla birlikte bir kısım göçmen otobüslere binmeyi kabul etti. Ancak alandakilerin çoğunluğu bugün yapılan Avrupa Birliği zirvesinden çıkacak kararı beklemek istediklerini belirtiyordu. Saat şu 19.30 ve alandan akreditasyonu olmayan basın ekipleri çıkarılmış durumda. Göçmenler basının olmadığı, karartılmış bir ortamda polisin müdahale edeceği endişesi ile beklemeye devam ediyor.

Burdan yeniden tekrar ediyoruz. Göçmenler “sadece geçmek istiyoruz” diyorlar! Kara geçisinin kapatılması demek göçmenlere adres olarak güvencesiz deniz yolunu göstermek ve aslında onları intihara sürüklemek demek. Türkiye’de göçmenler yıllardır şişirilmiş kiralarla köhne binalarda oturmaktan; şiddetle, ırkçı haksızlık ve ayrımcılıklarla karşılaşmaktan; çalışma hakkından yoksun ve aşırı çalışma saatlerinde çalışıp haklarını alamamaktan; ve eğitimlerine devam edememektense, ne pahasına olursa olsun Avrupa’ya geçip onurlu bir hayat yaşamak istiyorlar. Tüm dünyada bu yaşananları “göçmen krizi” gibi gösteren medya, devletere ve özel olarak AB’ye rağmen biliyoruz ve bugün AB zirvesinden çıkan karar yeniden gösterdi ki yaşananlar göçmen krizi değil, sınırların krizi. İnsanları korumak yerine sınırları korumayı seçen devletlerin sınır politikalarının iflasıdır.

Bir kez daha tekrar ediyoruz. Sınırlar arasında sıkıştırılmış tüm göçmenlerle dayanışma içindeyiz. Tüm millet ve statü ayrımlarına karşı göçmenlerin mücadelesinde SINIRLARA HAYIR! GÜVENLİ, İNSANİ GEÇİŞ YOLLARI AÇILSIN! diyoruz.

gocmenler stadyum ve çevresini yasam alanina cevirmis durumda 1 gocmenler stadyum ve çevresini yasam alanina cevirmis durumda 2 polis aracinden arapca geri donun anonsu yapiliyor tum gun polis gocmenleri gitmeleri konusunda ikna etmeye calisiyor IMG_4625 IMG_4662 IMG_4681