Edirne 21.09.2015 – rapor

İnsanlık için…

Çocuklar için…

Hepimiz ölüme karşı direniyoruz…

Ve artık yeter diyoruz…

Suriyeli sığınmacıları ölümün pençelerinden kurtarmak için…

Onları insan kaçakçılarının dişlerinden kurtarmak için…

Hepimiz kardeşlerimizle dayanışmak ve Türkiye ile Yunanistan arasında serbest sınır geçişi kampanyasını desteklemek için seferber oluyoruz…

Bize omuz ver ve Yunanistan’a güvenli geçiş kampanyasına sen de katıl!”

Yukarıdaki metin, bugün saat 17:00’de İhsan Koman Parkı’nda kalmakta olan göçmenlerin basına okudukları açıklama. Bu açıklamanın okunduğu sırada Sarayiçi’ndeki kampta kalanların haberi kulağımıza çalındı: Sarayiçi’ne polis yığılmakta, gelen polisler kampta kalanları beraberlerinde getirdikleri şehirlerarası otobüslere binmeye “ikna ediyorlardı”. Telefonda konuştuğum dostumun sesi bizi zorluyordu: “Hiç tereddüt etmeden otobüslere ismimizi yazdık. Benimle beraber 5 çocuk, 3 kadın var. Nasıl geri dönmem? Ama bu gün, son gün değil.”

En aşağıda bugün girmeyi planladığımız –ama internet kesintisi sebebiyle gönderemediğimiz- haber metni var. Güne dair daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler oraya danışabilir. Fakat bu metni daha çok buradan haber almak, yardım ulaştırmak veya gelmek isteyen insanlara dair yazmamı rica ettiler.

Kendi sade gözlemlerimi yazmaya çalışayım. Basın açıklamasını, Yunanistan sınırı geçene kadar devam ettirmeyi planladıkları bir açlık grevine dair yaptı İhsan Koman Parkı’ndaki göçmenler. Belki geldikleri günden beri şehrin içinde medya tarafından en görünür hale geldiler. Fakat bu sırada diğer kamptan gelen haberleri de almışlardı. Burada bulunan bir kaç gönüllü olarak açıklamayı ve parktaki durumu canlı yayınla internet üzerinden vermeye uğraştık. Basın açıklmasının bitmesinin ardından Sarayiçi’ndeki kampa yöneldik.

Kampa vardığımızda kampın iki girişinin de polis tarafından kapatıldığını ve kimsenin giriş çıkışına izin vermediklerini gördük. Kamp içerisinde konuştuğumuz insanlar, yağmura rağmen kampta bir oturma eylemi gerçekleştirdiklerini söylediler. Kampa giremeyince şehir merkezine geri dönüp, olanı biteni sosyal medyadan duyurmaya karar verdik. Yolumuzu yarılamadan şehir merkezinde kalanların etrafını polislerin sardığını, polis tarafından müthiş bir ikna terörünün devam ettiğini duyduk. Kafam biraz karışık ama kolluk kuvvetinin düzeyi emniyet müdürlerinden, yüksek askeri rütbelilere kadar yükselmişti. Varsa yoksa 200 kişi için… Uzatmayayım; kamptaki bu terörize hava, sonunda amacına hizmet etti. Kolluk kuvvetlerinin “ikna etmeye” dair sabrı tükenince, yaka paça park boşaltıldı. Boşaltılma sürecini vidyolamaktan başka bi şeyin elden gelmemesi acayip bi his…

An itibariyle (22 Eylül – saat 01:30) park boşaltılmış durumda fakat Sarayiçi tamamen izole edilmiş bir biçimde yerinde duruyor. Sabah kalkıp durumu tekrar yerinde görmeye gideceğiz. Belki buradaki sivil insiyatiflerin gözlemci olma talebiyle oraya gitme ihtimali var. Ama şu anda –tamamen benim kanımca, Edirne’de ne yapılabilir bilemiyorum. Kendi fikrim, tüm göçmenlerin akıbetini görene kadar buradan ayrılmamak yönünde. Ama “Biz ne yapabiliriz? Gelelim mi?” sorusularına inanın verecek cevabım yok. Çok yorgunum ve sabah olmadan sağlıklı şeyler düşünebilir miyim emin değilim. Ama şu an için çok sezgisel olarak, burada durumu izlemekten, gözlemcisi olmaktan başka ne yapılabilir pek emin değilim.

Böyle durum. Çektiğimiz videoları internete koyduk. Tuttuysa NaberMedya’daki dostlarımız (çok sağolsun hepsi) belki canlı yayın kaydına ulaşabilirler, emin değilim.

Hepinize selam.

Haber Metni – 21.09.2015

20 Eylul gecesi, Edirne Eski Cami yanindaki Ihsan Koman parkinda bulunan Suriyeli multecilerin buyuk kismi, Goc Idaresi baskanligi tarafindan sehirden uzak bir bolgedeki Kirkpinar stadyum alanina sevk edilmisti. Sevk sirasinda ailelere Stadyumdaki durumun daha iyi oldugu, Stadyuma gidenlerin oradan Yunanistana goturulecegi, goturuldukleri yerleri begenmezlerse merkeze donebilecekleri soylenmisti.

Bu sabah parktaki multecilerle konustugumuzda, dun sabahtan beri yemek alamadiklarini, umumi tuvaletlerin kullanima kapatildigini, ilac dagitimlarinin kesildigini, camiye girislerine dahi izin verilmedigini soylediler. Belli ki Goc idaresi onlari merkezden uzaklastirmak ve sinira yurumelerini engellemek icin bu tedbirleri almisti. Ayni zamanda stadyuma gitmeyi reddederek parkta kalmaya karar veren multeciler ,stadyuma gittikleri zaman oradan cikamayacaklarinin ve stadyumun merkezden uzakta konumlanmis olmasi sebebiyle gorunurluklerini kaybedeceklerinin farkindaydilar.

Parkta kalan multeci grup saat 17:00da basin aciklamasi yapmaya ve ardindan aclik grevine baslamaya karar verdigini iletti . Hazirladiklari pankartlarla konusma yapan multeciler, kapilar acilana kadar aclik grevi yapacaklarini soyleyerek sloganlar esliginde eylemlerini sonlandirdi.

Basin aciklamasinin ardindan stadyumdan aglayarak gelen bir aile ,parktakilerle konusmalarina izin verilmeden polis tarafindan alikonularak tekrar araca bindirildi ve Kirkpinar mevkiine gonderildi.

Bu sirada aclik grevini baslatan insanlarin polis tarafindan surekli izlenerek ,tehdit altinda bulundugu ve bunun insanlar arasinda gerilmeye sebep verdigi gozlemleniyordu. Kitle aksam mumlar esliginde protesto yapmak istediklerini belirtirken 21.00 civari Edirne de baslayan siddetli yagmur sebebiyle protestolarini gerceklestiremedi. Multecilerin yagmur altinda sloganlarla bekleyisleri suruyor .